Günay: Şam’da başlayan komplo İmralı'da tecritle sürüyor

img

HABER MERKEZİ – PKK lideri Abdullah Öcalan’a yönelik uluslararası komplonun Şam’daki suikastla başladığını ve İmralı tecrit sistemiyle sürdürüldüğünü belirten HDP Milletvekili Ebru Günay, “Demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü paradigma hayat bulduğu oranda İmralı tecrit sistemi kırılacaktır” dedi.

PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik 9 Ekim 1998’de Suriye’den çıkarılıp, 15 Şubat 1999’da Türkiye’ye teslim edilmesiyle gerçekleştirilen uluslararası komplonun üzerinden 21 yıl geçti. Öcalan’ın avukatlarından biri olan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Mardin Milletvekili Ebru Günay, komplo süreci, uluslararası güçlerin amaçları ile Öcalan’ın getirildiği İmralı Cezaevi’de maruz kaldığı tecrit sistemini değerlendirdi. 
Öcalan ile görüşmelerin engellenmesinin nedenlerine de dikkat çeken Günay, tecride karşı yürütülecek mücadeleye değindi.
 
1996’DA BAŞLAYAN KOMPLO SÜRECİ
 
Öcalan’a yönelik komplonun baş aktörlerinin Ortadoğu’ya hakim olmak isteyen ABD ve İngiltere olduğunu belirten Günay, küresel güçlerin hegemonik politikalarıyla uzlaşmayan, işbirliği içerisine girmeyen bütün yapılar, kişiler, devletler ve liderlerin tasfiye edilmeye çalışıldığını kaydetti. Günay, “Sayın Öcalan’ın Ortadoğu’dan çıkartılması veya çıkartılmaya çalışılması tam da bunun sonucunda gerçekleşiyor. O dönem çeşitli kanallarla mesajlar verildi ki daha sonra kendisi görüşmelerde ifade edecektir. Sayın Öcalan, kendisine ‘Bizim politikalarımıza uy’ mesajları verildiğini anlatıyor. Sayın Öcalan, her görüşmede ‘Benim onlara verdiğim cevap çok netti, ben ilke sahibiyim, halklar lehine sonuçlar yaratırım, halkların eşitlik ve özgürlük ütopyalarına bağlı kalırım. Ben başkasının savaşçısı olmam, ben özgürlük savaşçısıyım’ ifadelerini kullandı” diye aktardı.
 
Öcalan’ın, küresel devletlerin politikalarına karşı duruşu için “Hegemonik, sömürgeci politikaları boşa çıkartmanın ilk adımlarıydı” diyen Günay, komplonun Suriye’nin başkenti Şam’da Öcalan’ın bulunduğu evin yakınlarında 6 Mayıs 1996'da bombalı saldırı sonucunda gerçekleştirilen suikastla başladığını belirtti.
 
TÜRKİYE’NİN ROLÜ
 
Öcalan’ın Türkiye’nin komplodaki rolüne dair ‘Türkiye’ye düşen gardiyanlıktı’ tespitine atıf yaparak Türkiye’nin komplo sürecinde aktif rol sahibi olmadığını dile getiren Günay, dönemin Başbaşkanı Bülent Ecevit’in ‘Öcalan Türkiye’ye neden teslim edildi, anlamış değilim’ sözlerini hatırlattı. Günay, bu konuda şunları söyledi: “Gardiyanlık; ‘Siz söz sahibi değilsiniz, verilen emir ve talimatları yerine getirmekle yükümlüsünüz’ şeklindedir. Türkiye’nin pozisyonu bu, uluslararası güçlerin kendisine biçtiği rolü ve misyonu yerine getirmekti. Komplonun planlanması, hegemonik güçlerin oluşturması, Ortadoğu’daki dengelerde Türkiye bir aktör değil. Türkiye buradaki herhangi bir devlet gibi, hegemon güçlerin işbirliği yapması gereken bir ülke konumundaydı.”.
 
KOMPLONÜN TEMEL AMACI
 
Komplonun temel amacı olarak Öcalan’ın görüşlerinin, paradigmasının ve felsefesinin halklara ulaşmasının engellenmesinin 21 yıldır tecrit sistemiyle sürdürüldüğünü ifade eden Günay, “Amaç, Sayın Öcalan ile halka arasında bir set örmek, egemenlerin Ortadoğu’yu daha rahat hareket edebilecekleri bir zemine dönüştürmek. Şimdi tecritteki mantık da aynı. Tecritle de Sayın Öcalan’ın düşüncelerinin, görüşlerinin halklar için esasları oluşturduğu demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü paradigmanın hayat bulmasını engellemek, halkla bağını koparmak” diye konuştu. 
Komplonun amacının aksine Öcalan ile temas kurulan dönemlerde halkla bağının güçlendiğine dikkat çeken Günay, “Sayın Öcalan tüm olumsuz koşullara rağmen bu topraklarda muazzam etkiler yarattı. 21 yıllık süreçte, her şeye rağmen boşa çıkartılan bir komplo gerçekliği var” ifadelerini kullandı.
 
TECRİT VE SAVAŞ ORANTISI
 
Günay, Öcalan’a yönelik 21 yıldır İmralı arasında uygulanan tecrit ile Ortadoğu’da yaşanan savaş ortamının bağlantılı olduğu da ifade etti. Günay, bunu şu sözlerle açıkladı: “Savaş arttığında tecrit artıyor, tecrit arttığında savaş artıyor. Bu iki denklemi birbirinden ayırmak mümkün değil. Çünkü egemenlerin, bir alana girip kendi hegemonik varlıklarını hissettirmeleri için savaşmaları gerekiyor. İktidarlar kendilerini savaş ve güç üzerinden var ederler. Kendi güçlerini en iyi anlattıkları yer, savaş zemini oluyor. Dolayısıyla Ortadoğu’da çatışan halklar, çatışan farkındalıklar, egemenlerin işlerine geliyor. Kürt-Türk çatışması bu anlamıyla bir araç yada Kürt-Arap çatışması bu anlamıyla bir araç. Halkların bir araya gelmesi, ortak bir zeminde, ortak bir paydada, demokratik ulus perspektifinde bir arada toplanmaması bu anlamıyla bir esas.”
 
ÖCALAN’IN ORTADOĞU’YA ETKİSİ
 
Öcalan’ın sağlık, özgürlük ve güvenlik koşullarının Ortadoğu’ya yansımaları üzerinde duran Günay, “İmralı Adası’nda sağlık, özgürlük ve güvenlik koşulları sağlanmayınca, Ortadoğu’nun tamamında sağlık, özgürlük ve güvenlik koşulları sağlanamadı. Ortadoğu daha derin bir savaşın içerisine sürüklendi. 5 Nisan 2015’teki görüşmeden sonra çözüm sürecinin sonlandırıldığı Türkiye’de, özellikle bölgede sokağa çıkma yasakları ve ablukalar başladı. Bu tecridin kendisiydi. Bu süreçte Kobanê’de bir gecede DAİŞ tarafından 200 insan katledildi. Bu süreci Suruç ve 10 Ekim Gar katliamları izledi. Sürekli derinleşerek giden savaş, sonrasında Efrîn işgali, Rojava işgali… Hepsi sağlık, özgürlük ve güvenlik koşullarının sağlanmamasıyla ilgili. Bu süreçte Sayın Öcalan ve Kürtler arasındaki doğrudan etkiyi bir kez daha anladık. Kürdün özgürlüğünün Öcalan’ın özgürlüğü olduğu, Öcalan’ın özgürlüğünün Kürdün özgürlüğü olduğunu anladık. Toplumsal diyalektik bağını yeniden fark ettik. Çok kısıtlı zamanlarda temasının, ne kadar etkili olduğunu, barışçıl ortamın oluşması için, toplumsal barışın inşası için ne kadar etkili olduğunu bir kez daha gördük” dedi.
 
GÖRÜŞMELERİN ENGELLENMESİ
 
Komplonun bugün tecritle sürdürüldüğünü bir kez daha vurgulayan Günay, Öcalan’ın avukat ve aile görüşünün engellenmesi üzerinde durdu.
Aile görüşüne dair ‘disiplin cezası’nın gerekçe gösterildiğini, ancak avukatlarla ilgili bir yasaklama olmamasına rağmen başvuruların yanıtsız bırakıldığını belirten Günay, bu durumun yok sayma olduğunu kaydetti. Öcalan ile açlık grevi eylemleri sonucunda yapılan 5 ayrı avukat görüşüne de değinen Günay, Öcalan’ın bu görüşmelerde yüzlerce ölümün önüne geçtiğini, demokratik siyasetin ve toplumun önünü açtığının altını çizdi.
 
ÖCALAN’IN BARIŞ ISRARI
 
Öcalan’ın, 2 Mayıs 2019’daki avukat görüşmesinde ‘Ben bir haftada bu sorunu çözebilecek durumdayım’ dediğini hatırlatan Günay, şöyle devam etti: “Sayın Öcalan, yeniden tüm olumsuz koşullara rağmen, mutlak tecrit sistemine rağmen 2013’teki barış hattında ısrarcı olduğunu ve geri adım atmayacağını ifade etti. Barışmak ve müzakere sürecine geçmek, çok büyük bir kararlılık, büyük bir mücadele gerektirir. Bu süreçte kararlılığınız, ideolojinizin güçlülüğüdür. Sayın Öcalan ideolojik-politik hattının ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha bizlere gösterdi. Hala bu toplumu ikna edecek güçte, kararlılıkta, ideolojik ve felsefik güce sahip olduğunu bir kez daha gösterdi.”
 
ÇÖZÜM MASASINA CEVAP VERMEYEN AKP
 
Öcalan’ın bu çağrılarını yanıtsız bırakan AKP hükümetinin savaş politikalarıyla ayakta durabildiğini dile getiren Günay, “Güçsüz olduğunu, kendi ideolojik politik hattına güvenmeyen, bir haftada sorunu çözerim masasına cevap vermeyen AKP hükümeti, katliamlarla ayakta kaldığını bir kez daha gösterdi. Bunun sonucu olarak Türkiye’de HDP’nin kazandığı belediyelere kayyum atandı, 9 Ekim’de Suriye’ye işgal girişiminde bulundu. Ve bu politikaları sürdürmeye devam ediyor” diye belirtti.
 
TECRİDE KARŞI MÜCADELE
 
Tecridin kırılmasında yürütülecek mücadeleye dair özeleştiride bulunan Günay, sözlerini şöyle noktaladı: “Demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü paradigma hayat bulduğu oranda İmralı tecrit sistemi kırılacaktır. Zaten hedeflenen o paradigmanın halkla buluşmasını engellemek. Paradigma hayat buldukça, toplum demokratikleşecek, devlet felsefik anlamda küçülecek; daha çok toplum, daha az devlet esasları örülecek, demokratik siyasetin önü açılacak. Bununla beraber sağlık, özgürlük ve güvenlik koşulları sağlanmış olacak. Sayın Öcalan görüşmelerde de söylüyor; ‘Benim için esas olan yaşatmaktır’ diyor. Aslında özgürlük felsefesi inşa etmeye çalışıyor. Bu konuda demokratik siyasetin, görüş ve düşüncelerini paylaşanların bir sorumluluğu var. Bunu yerine getirmek gerekiyor. Sonuç olarak, İmralı tecrit sistemini lağvedecek olan sağlık, özgürlük ve güvenlik koşullarının sağlanmasıdır. Başka bir çözüm yolu yok.”
 
MA / Özgür Paksoy
 

Diğer başlıklar

21:42 Bornova Kadın Platformu kuruldu
21:33 Gazeteci Nuh Köklü anıldı
21:20 Af Örgütü’nden Gezi davası açıklaması
21:11 14 barodan Kanal İstanbul projesine iptal davası
20:35 HDP’li Dede cezaevlerindeki hak ihlallerini meclise taşıdı
20:21 Trans kadın Esra Ateş katledildiği yerde anıldı
20:14 HDP’den Mahmut Alınak açıklaması
19:59 İstanbul’da üniversite öğrencisi genç intihar etti
19:42 BM’den İdlib için ateşkes çağrısı
19:23 İzmir’de iş cinayeti
19:15 AB, Libya'ya silah ambargosunu kontrol altına alacak
18:50 Roboski katliamı protestosuna önce beraat sonra ceza!
18:46 AA'nın ‘terörist’ diye lanse ettiği PM üyesi tutuklandı
18:32 Türk ve Rus heyetlerin görüşmesi yarın devam edecek
18:16 Cizre’de gözaltına alınan 12 kişi serbest
18:13 Kaymakamlık binasında intihar eden Kılıç defnedildi
17:43 İstanbul’da gözaltına alınanlar serbest
17:39 Evrensel gazetesi İmtiyaz Sahibi yaşamını yitirdi
17:11 Şırnak Valiliği'nden intihar eden Kılıç açıklaması
17:08 HDP’nin kongre için bildiri dağıtımına valilik yasağı
17:04 Diyarbakır’da araç yayaya çarptı
16:49 Diyarbakır ve Dersim’de gözaltına alınan 27 kişi serbest bırakıldı
16:37 Alınak'ın suç iddiası hakimlikte 'örgüt üyeliği'nden 302'ye çevrildi
16:35 Diyarbakır’da bir uzman çavuş intihar etti
16:31 AKP’li Üsküdar Belediyesi'nin usulsüzlüğü protesto edildi
16:29 Erdoğan’a 5 kuruşluk dava
16:19 Metin Yüksel suikastı Meclis gündeminde
15:46 Mahmut Alınak tutuklandı
15:21 Elazığ'da 4.4 büyüklüğünde deprem
15:18 Demirtaş’ın Leylan kitabı suç unsuru sayıldı
15:16 Öcalan'a ilişkin ortak açıklama: Tecrit işkencedir, kaldırılsın
15:12 Sağlık örgütlerinden Beyaz Miting çağrısı
14:57 Hakkari Belediye Eşbaşkanı Karaman tahliye edilmedi
14:45 HDP’nin kongre açıklaması engellendi
14:28 Sağlık meslek örgütleri: Şiddet varsa hizmet yok
14:12 Kaymakamlık binasından atlayan yurttaş yaşamını yitirdi
14:02 Mardin'de 15 Şubat gözaltılarına tepki
13:57 Ferhat Tunç müzik yaşamının 40'ncı yılını kutladı
13:51 Bütçe ‘müdahalelerle’ fazla verdi
13:50 Adana'da Gezi açıklaması: Arkadaşlarımızı aramızdan alanlar yargılansın
13:50 Oluç: İktidar 2023’e kadar bu koltukta oturamayacak
13:36 Kadınlardan 8 Mart çağrısı: Krize ve şiddete karşı isyandayız
13:35 Hindistan büyükelçisi dışişlerine çağrıldı
13:34 İYİ Parti Balıkesir Milletvekili İsmail Ok partisinden istifa etti
13:17 Yüksekova'da kar kalınlığı 6 metreyi geçti
12:47 Gizli tanık: Parlak gazetecidir
12:03 HDP'li eşbaşkana sosyal medyadan tehdit
11:54 Van'da iş merkezinin çatısı çöktü
11:44 Demirtaş’tan HDP kongresine çağrı
11:37 Karamollaoğlu: FETÖ’nün siyasi ayağı AK Parti'nin kendisidir
11:36 Valiliğe göre Hıristiyan mezarlarını çocuklar tahrip etmiş!
11:22 Sarısaç'ın aracından alınan HDP PM üyesi adliyeye getirildi
11:18 HDP delegesi EGO otobüsüyle kaçırıldı
11:16 AA dünyanın çevresini dolaşıp Ağrı'ya geldi!
11:14 Okul müdürünü yaralayan güvenlik görevlisi intihar girişiminde bulundu
11:12 TÜİK verilerine göre Türkiye'nin yarısı mutsuz
10:51 İdlib'deki HTŞ'liler ailelerini Efrin'e yerleştiriyor
10:49 Bankacılık düzenlemesine HDP’den şerh: Tekel kurmaya çalışıyor
10:42 Van'da 343 yerleşim yerinin yolu ulaşıma kapandı
10:42 Alınak'ın kitabının gelirini Tunç ailesine bağışlaması suç oldu
10:21 ‘Xewna Şevek Havînê’ Ankara'da izleyiciyle buluşacak
09:00 Mahmur'daki ambargo 8'inci ayda: Hastaneye götürülemediği için ölenler var
09:00 Cudi'nin dağ keçileri avcıların hedefinde!
09:00 Rize Cezaevi'nde koğuş bahçesine boş mermi kovanları atılıyor
09:00 17 ŞUBAT 2020 GÜNDEMİ
16/02/2020
21:53 ‘Siya Avê’ belgeselinin gösterimi yapıldı
21:18 Van’da 4.7 büyüklüğünde deprem
20:53 Suriye rejimi Halep genelinde kontrolü ele geçirdi
19:30 Şırnak’ta gözaltına alınan 4 kişi serbest bırakıldı
19:24 Gezi için ortak bildiri: Ben de oradaydım
18:53 Ruhani’den Türkiye’ye: Soçi Mutabakatı'ndan vazgeçilmemeli
18:33 Osman Kavala için sosyal medya kampanyası
18:20 İran’da 6.0 büyüklüğünde deprem
18:17 Dersim'de gözaltına alınan öğrenciler açlık grevine başladı
18:12 Erciş’te bir genç intihar etti
18:02 Van'da kadın mücadelesi konulu söyleşi
17:57 Konya’da bir şoför geçinemediği için intihar etti
17:47 CHP kongresinde cinsiyetçi ifadeler tepkiye neden oldu
17:42 Psikolog Aykıl: İstismarı önlemenin yolu çocuk haklarını bilmekten geçer
17:29 Urfa’da gözaltına alınan 12 kişi serbest bırakıldı
17:26 Valilik Şırnak’ta yaşanan darp olayının görüntülerini yayınladı
17:22 Kurtulan: Gelin kongrede boyun eğmeyeceğimizi gösterelim
17:17 Karçik’in darp edilmesine tepki gösteren Oluç: Yapılanlar haydutluktur
17:11 Muhabirimiz Yunus Duman serbest bırakıldı
17:04 24 gündür kayıp olan Mehmet Bal’ın ailesi: Devlet sorumluluğunda kayboldu
17:00 İmamoğlu'ndan İBB'ye ait binanın ilçe belediyesine tahsis edilmesine tepki
16:51 HDP’li gençlerden gözaltılara tepki
16:50 'Güçlü bir muhalefetle halkı bu zulümden kurtarmalıyız'
16:39 Çepni: Ekoloji mücadelesiyle savaşa karşı mücadele birleştirilmeli
16:25 'Kürt sorununda başmüzakereci Öcalan'dır'
16:24 7 gündür kayıp Didem Turan’ı arama çalışmaları sürüyor
15:39 Rusya: İdlib'deki siviller için ek geçiş noktaları kuruldu
15:27 Adana'da gözaltına alınan 11 kişi serbest bırakıldı
15:12 Karşıyaka Belediyesi arıcılık kooperatifi kuracak
14:39 İdil’de sokağa çıkma yasağında yaşamını yitirenler anıldı
14:34 DİSK Genel Başkanlığı'na yeniden Çerkezoğlu seçildi
14:23 Libya İzleme Komitesi Münih'te bir araya geldi
13:56 Van'da gözaltına alınanlardan 14'ü serbest
13:55 'Tecridin kaldırılmasından korkanlar barış ve eşitlikten korkanlardır’
13:18 Güven: Kürtsüz siyaset yapamayacaklar