Yanık kokulu çerçeve: Üç yürek, üç fidan, üç güzel insan

img
İSTANBUL - Her iki kardeşini 33 yaşında, Suruç Katliamı’nda ise babasını kaybeden Dilek Şeker, evinin duvarında asılı olan “Üç yürek, üç fidan, üç güzel insan” fotoğrafıyla ve yanık kokusuyla yaşam mücadelesi veriyor. 
 
“Ben şimdiye kadar yürek acısına kulaktan şifa verildiğini hiç duymadım” der Anton P. Çehov. Yazdığı hikayeleriyle dünya çapında ün salmış bir düşünürün bu cümlesi, acının yüreğin derinliklerinde hissedilmesine işaret ediyor. Tıpkı İstanbul Gazi Mahallesi’ndeki bir evin duvarında “Üç yürek, üç fidan, üç güzel insan” yazıldığı, baba ve 2 oğlunun fotoğraflarının bir çerçeveye sığdırılmayacak Şeker ailesinin acı hikayesi gibi. Çerçevede baba ve 2 oğlunun yaşamını yitirdiği tarih ve mekanlar görüldüğünde, aslında acı dile gelmiş oluyor. Duvara asılı çerçevenin yaşanmışlığı dile geldiğinde ise dört çıta arasına sığmayan Şeker ailesinin yürekleri yakan acı hikayesi daha da görünüyor oluyor. 
 
KOÇGİRİ’DEN GAZİ’YE
 
Şeker ailesinin hikayesi Sivas Koçgiri’de başlar. Daha çok küçük yaşlarda babasını kaybeden İsmet Şeker’e dedesi bakar. Çocukluk yıllarını Koçgiri’de geçiren Şeker, ekonomik sıkıntılardan dolayı gençlik yıllarında Gazi Mahallesi’ne taşınır. İnşaatlarda çalışıp yaşam mücadelesine atılır. Görücü usulü ile amcakızı Zahide Şeker’le evlenen İsmet Şeker, mutlu bir evlilik kurar. Mutlu evliliklerinden Şeker çiftinin sırasıyla Dilek, Mustafa Can, Yusuf ve Yağmur adında 4 çocuğu olur. Şeker çiftinin büyük emeklerle okula gönderdiği çocukları lise ve ortaokuldan sonra okulu bırakır. Ebeveynlerin bütün ısrarlarına rağmen okulu bırakan çocuklar, daha çok küçük yaşlarda hayat mücadelesine atılırlar. 
 
YUSUF’U ARAYIŞ
 
Kardeşlerden Yusuf bir firmada müdür olarak çalıştığı 2013 yılında İstanbul'da yasal bir açıklamaya katıldığı gerekçesiyle tutuklanarak Silivri Kapalı Cezaevi’ne götürülür. Yusuf, 1 yıl tutukluluğunun ardından serbest kalır. Cezaevinden tahliye olan Yusuf, tekrardan eski işinde müdür olarak çalışmaya devam eder. Bir gün aniden kaybolur Yusuf. “Yusuf birkaç ay çalıştıktan sonra küçükken olduğu gibi aniden kayboldu. Birde bize pek benzemez; mavi gözlü sarışın gül gibi çocuk kaybolunca annemin hastalıkları daha da artmaya başladı” diyor abla Dilek Şeker. Yusuf’un kaybolması Şeker ailesinin acı, arayış ve mücadele hikayesine dönüşür. 
 
KOBANÊ’NİN ÖZGÜRLEŞTİĞİ GÜN YAŞAMINI YİTİRDİ
 
Yusuf’un Kobanê’de olduğu yönünde duyum alan ağabeyi Mustafa Can, DAİŞ saldırılarının yoğunlaştığı 2015’te Kobanê’nin yolunu tutar. 2015 Ocak ayında Kobanê’ye geçen Mustafa Can, bir yandan kardeşi Yusuf’u ararken, diğer yandan insanlık düşmanı DAİŞ karşısında savaşmak için YPG'ye katılır. Bir gün Mustafa'nın kendisini aradığını ve bütün arayışlarına rağmen Yusuf’u bulamadığını kendisine aktardığını belirten abla Dilek, Mustafa’nın Kobanê’nin DAİŞ’ten özgürleştiği zılgıt ve halayların çekildiği gün olan 27 Ocak 2015’te yaşamını yitirdiğini söyledi. 
 
Abla Dilek, “Bir kurşun koskocaman bir yiğidi öldürmüştü. Çok güçlüydü inanamadım” sözleriyle açıklıyor Mustafa’nın yaşamını yitirdiği haberini. 33 yaşında yaşamını yitiren Mustafa Can, Gazi Mezarlığı’ndaki defnedildiği mezar taşına “Hevalê Şiyar sen rahat uyu. Sen şehit düştüğün gün Kobanê özgürleşti (Yoldaşların…)” yazılır. 
 
OĞLUNUN ÖLÜM HABERİNE DAYANAMADI
 
Mustafa’nın yaşamının yitirmesinin ardından fenalaşan anne Şeker, 6 ay yoğun bakımda kaldıktan sonra 18 Haziran 2015’de yaşamını yitirir. Eşini ve bir oğlunun kaybından dolayı İsmet Şeker, bir anda çöker ve saçlarının her teline aklar düşer. Mustafa’nın ölümünden sonra baba Şeker’in Yusuf’u arama girişiminin aralıksız devam ettiğini söyleyen kızı Dilek Şeker, babasının arayışını “Bir oğlumu koydum toprağa, hiç olmazsa Yusuf’u göreyim diye çalmadığı kapı, bakmadığı ağacın ve taşın altı kalmadı” sözleriyle aktarıyor. 
 
‘ŞEHİT DÜŞTÜĞÜ YERE HASTANE YAPACAĞIM’
 
Yusuf’u bulma umudu ve Mustafa’nın yaşamını yitirdiği Kobanê’ye gitmek için her yere haber salan baba Şeker, Kobanê’deki çocuklara oyuncak götürme kampanyası yürüten SGDF’li gençler ile irtibata geçer. Ayağındaki yırtık ayakkabıya rağmen Kobanê’deki çocuklar için 5 çift ayakkabı alan baba Şeker, kampanyaya, “Hiç olmazsa Mustafa’nın şehit düştüğü yerde yapılacak olan bir hastanenin bir tuğlasında katkım olur. Oğlumun şehit düştüğü yere bir hastane yapacağım ve ismini Mustafa’nın ismini vereceğim” diyerek dahil olur. 
 
MAVİ GÖZLERE SON BİR BAKIŞ
 
Bütün ısrarlarına rağmen direniş, umut ve düş yolcusu olan baba Şeker ve kızı Dilek arasında o gün gerçekleşecek diyalog şöyle olur: “Onları Kadıköy’e götürdük. Gömleğini, pantolonunu ben ütüledim. 'Baba gitme. Orası savaş ülkesi bir bomba atarlar, gözaltına alırlar' dedim. 'Hayır, kızım bize izin verdiler, biz izinli gidiyoruz. Bak cebimde pasaportum bile var. Zaten orada kimliklerimizi alacaklar. Sende bir annesin, senin çocuğunun ayağına bir taş değse yüreğin sızlamaz mı?' dedi. Bütün sülale önüne geçip gitme dedik ama durduramadık. Çünkü evladını arıyordu, yüreği yanıyordu. Son bir kez onun mavi gözlerine bakmak istiyordu.” 
 
ÇOK SEVDİĞİ AĞACIN DİBİNDE...
 
Kobanê yolcusu olan düş yolcuları Suruç’ta bulunan Amara Kültür Merkezi’nde açıklama yaparken, DAİŞ’in canlı bomba saldırısı sonucunda 33 kişi yaşamını yitirir. 33 düş yolcularından biri olan İsmet Şeker, çok sevdiği Amara Kültür Merkezi ve bahçesinde bulunan ağacın dibinde yaşamını yitirenler arasında olur. Kültür Merkezi’nde bulanan ağacı telefon görüşmelerinde her seferinde anlattığını söyleyen kızı Dilek, “Babam Amara’ya giderken Yusuf’u bulacağım diye çok umutlu ve mutluydu. Amara Kültür Merkezini çok beğenmişti, anlata anlata bitiremiyordu. ‘O kadar güzel yapmışlardı ki; keşke hep burada kalabilsem’ diyordu. Amara’daki ağacı çok sevmişti. ‘Ne kadar güzel bir ağaç, burada uyuyacağım’ diyordu. Ve o ağacın dibinde de uyudu" diyor, boğazında düğümlenen kelimelerle. 
 
‘EVİM YANIK KOKUYOR’
 
DAİŞ saldırısı yüzünden baba Şeker’in eşi Zahide'nin “İsmet ben bulamadım ama sen oğlumu bul” vasiyeti yarım kalmış olacaktı. Eşinin kırkı çıkmadan yola çıkan baba Şeker, eşinin yaşamının yitirmesinin üzerinden 33 gün geçtikten sonra 33 düş yolcusu ile birlikte sonsuzluğa uğurlanır. Patlamanın olduğu gün kızı Dilek Şeker, duygularını şöyle anlatıyor: “İki karakolun arasında cayır cayır yaktılar hepsini. Öyle bir yaktılar ki; 5 senedir benim evim yanık kokuyor. Öyle bir yaktılar ki ellerim halen duman kokuyor. Kavurucu 20 Temmuz’da o gün fırtına kopsun istiyoruz. Amara Kültür Merkezi nehir olsun istiyoruz. Ama öyle sıcak öyle yanık kokusu kokuyor her taraf o gün…”
 
BABA ŞEKER’İN VASİYETİ
 
Anne, kardeş ve babasını kaybeden Dilek Şeker, yaşanan acılardan dolayı psikolojik destek almaya başlar. Suruç aileleri ile birlikte adalet arayışından hiç vazgeçmeyen Şeker, babasının kendisine bıraktığı, “Bir parmağı da olsa, bir saç teli bile olsa Yusuf’u benim yanıma göm” vasiyetinden bihaber yaşam mücadelesine devam eder. 5 yıl sonra 2020 Temmuz ayının başında Dilek Şeker, Yusuf’un Dersim’de çıkan bir çatışmada yaşamını yitirdiğini ve Malatya Adli Tıp Kurumu’nda (ATK) olduğuna dair bir telefon alır.  
 
‘YUSUF’UN VÜCUDA YANMIŞTI’
 
Uzun yıllardır kardeşi Yusuf’u teşhis etmek için yanında fotoğrafıyla Malatya ATK’ye giden Dilek Şeker, “Babam, Mustafa’m gibi Yusuf’unda vücudu çok yanmıştı. Yanık yüzüne rağmen ilk gördüğüm gibi tanıdım. O kadar özlemişim ki; korkudan dokunamadım” dedi. 
 
BABASININ MEZARINA DEFNEDİLDİ
 
Abisi Mustafa Can gibi 33 yaşında yaşamını yitiren Yusuf, 33 düş yolcusu babası İsmet Şeker’in vasiyeti üzerine 7 Temmuz’da Gazi Mezarlığı’nda bulunan babasının “Hiçbir düş yarım kalmayacak” yazılı mezarı açılarak, yanına defnedilir. 
 
ELLERİMDE YANIK KOKUSUYLA KALDIM
 
Kardeşlerinin ellerine kına yakmak isterken, ellerinde yanık kokusuyla kaldığını söyleyen Dilek Şeker, “Koskocaman bir aile sofrasında iki kişi kaldık. Bu çok ağır bir acı… Çok büyük bir öfke” diyerek, duygularını dile getiriyor.  
 
DUVARDA ASILAN ÇERÇEVE KİMİN ESERİ?
 
Şeker ailesinin çerçeveye sığmayan hikayesi, Pablo Picasso tarafından 1837’de yapılan ve Nazi Almanyası’nın Guernica şehrini bombardımanını anlatan Guernica eseri gibi. Alman bir subayın Picasso’ya “Bunu tabloyu siz mi yaptınız” sorusu üzerine Picasso, “Hayır bunu siz yaptınız” demişti. 
 
Peki, Şeker ailesinin acı hikayesini “Kimse yanlış anlamasın bu bir film değil, bu bizim ailenin acı hikayesi” diyerek dile getiren Dilek Şeker’in evinin duvarında asılı duran çerçeve kimin eseri? 
 
MA / Naci Kaya

Diğer başlıklar

22:09 Beyrut’ta patlayıcıların olduğu depoda patlama: 50 ölü
20:48 Son 24 saatte 1083 yeni tanı kondu
20:40 Cizre'de 2 gündür karakoldan gürültü kirliliği
20:36 HDP’den Baykara'nın ailesine başlığı ziyareti
20:30 Munzur Gözeleri’ndeki stantlar kaldırılmak istendi
19:54 Pütürge’de birçok ev hasar gördü
19:35 İdil'de cisim patlaması sonucu bir çocuk yaralandı
19:27 Almanya Türkiye'ye yönelik seyahat uyarısını kısmen kaldırdı
18:51 Beyrut liman bölgesinde şiddetli patlama
17:48 DTK ve HDP'den 'tehdit’ sonrası ölü bulunan askerin ailesine ziyaret
17:21 Kadınların İzmir’deki yürüyüşüne emniyet engeli
17:16 Ankara Dayanışma Akademisi'nin yaz okulu başlıyor
17:14 'İstanbul Sözleşmesi’nden çıkmak kadın katliamlarına ortak olmaktır'
17:14 İYİ Parti’den Bahçeli'ye ‘zaten evimizdeyiz’ yanıtı
17:01 Valilik Baykara'nın İran tarafından vurulduğunu iddia etti!
16:50 Barış Anneleri: Timtik ve Ünsal'ın taleplerini kabul edin
16:11 Aytaç Ünsal: Zorla müdahale etmelerine izin vermeyin
15:07 Çankaya Belediyesi’nden ‘Kuğulu’ manipülasyonu
14:59 Timtik ve Ünsal için üst mahkemeye itiraz
14:58 Askerin açtığı ateş sonucu yaşamını yitiren Baykara defnedildi
14:44 Diyarbakır’da bir doktor koronadan yaşamını yitirdi
13:51 Suruç'ta katledilen Budak anıldı
13:50 Gülistan Doku olayında intihar algısı çöktü
13:40 ATO: Ankara’da günlük vaka sayısı bine yaklaştı
13:28 Şiddet gören S.E. boşanma ve velayet davasına hazırlanıyor
12:42 Malatya’da 5.7 büyüklüğünde deprem: Bölge sallandı
12:41 HDP: Şüpheli asker ölümlerinin çoğunun Kürt olması tesadüf mü?
12:40 Köle olarak satılan Êzidî kadınlar Meclis gündeminde
12:38 AHADDER’den ‘Ğadir Hum Bayramı’ talebi
12:30 HDP'li belediye ekti, kayyım yedi!
12:24 Çaldıran’da asker ateş açtı: 1 kişi yaşamını yitirdi
12:12 Aynı koğuştaki 3 engelli tutukluda koronavirüs şüphesi
12:07 Demokratik Modernite’nin 32'nci sayısı çıktı
11:39 PM üyesi Sarı: CHP, HDP ile açık ittifak yapacak cesarete sahip mi?
11:25 Eruh’un 5 köyünde sokağa çıkma yasağı
11:22 TTB: Timtik ve Ünsal adil yargılansın, ölüm oruçları son bulsun
11:13 Bir kadın evinde ağır yaralı bulundu
11:11 Silahla oynayan çocuk yaşamını yitirdi iddiası
11:07 Avukatlardan İmralı için başvuru
11:06 4 yaşındaki Miraç hala bulunamadı
10:49 Temmuz ayı enflasyon rakamları açıklandı
10:33 Bingöl’de erkek şiddeti: Eşini ve çocuklarını darp etti
10:21 Tiyatrocular susarak sorunlarını anlatıyor
10:07 Tarsus Cezaevi'nde 5 tutuklu koronavirüse yakalandı
09:49 Serinlemek için suya giren genç yaşamını yitirdi
09:13 ‘Tehdit’ sonrası ölü bulunan askerin babası: Sorumlu komutan
09:00 ‘Kurtuluş birlikte direnmekten geçiyor'
09:00 Kürtçe var ataması yok!
09:00 04 AĞUSTOS 2020 GÜNDEMİ
03/08/2020
23:34 Urfa ve Mersin’de toplu taziyeler yasaklandı
21:58 Habur Sınır Kapısı koronavirüs nedeniyle yeniden kapatıldı
20:37 Kadınlar İstanbul Sözleşmesi’ni savunmak için sokaklarda
19:51 Açlık grevindeki Pektaş serbest bırakıldı
19:47 Kızıltepe’deki yangında 500 dönümlük alan kül oldu
19:40 Koronadan ölenlerin sayısı 5 bin 747’ye yükseldi
19:15 Şengal Soykırımı Avrupa’da protesto edildi
18:38 'Şüpheli asker ölümleri devletin sorumluluklarını yerine getirmemesinden kaynaklı’
17:56 Özalp’ta kaza: 2 ölü, 5 yaralı
16:57 Batan teknenin kaptanı tutuklandı
16:54 Soykırıma tepki: Şengal asla unutulmayacak
16:23 Hastane önünde ‘yaşatmak için dayanışma’ nöbeti
16:01 WHO’dan hükümetlere ‘tedbir’ uyarısı
15:32 Açlık grevindeki Pektaş gözaltına alındı
15:11 Bakanlıktan 'Kürtçe anons' cevabı: Ortak dillerden değil
14:57 HAKİM: 522 milyon yaşam hakkı gaspı tespit ettik
14:25 Dersim'deki Milli Park'ın kirletilmesine tepki
13:51 Kadınlar 4-5 Ağustos’ta alanlara çıkıyor
13:30 Batan teknenin kaptanı gözaltına alındı
12:28 HDK ve DBP: Êzidîler hala tehdit altında
12:07 'Kafes' hücreye konan tutuklular açlık grevinde
12:03 Güçlükonak'ta 3 kişi daha serbest: Köylü tarlasına gidemiyor
11:39 Besta'daki yangına 3 gündür müdahale edilmiyor
11:26 İş istediği belediyenin girişinde intihar etti
10:53 Yüksekova’da kaza: 6 ölü
10:48 Darp edilen 3 çobanla ilgili neden soruşturma açılmadı?
10:18 Urfa Baro Başkanı Öncel’den ‘Engizisyon mahkemesi’ tepkisi
10:17 HDP Kadın Meclisi: Êzidî kadınların direnişini selamlıyoruz
10:10 DAİŞ cezaevine saldırdı: 20 ölü
09:04 Kuğulu Park’ta ‘budanan’ ağaçlar yeşermeyecek
09:03 Kadın emeğiyle sofraya ulaşan mantarlar
09:03 Meslektaşları: Timtik ve Ünsal’dan haber alamıyoruz
09:02 45 günde 7 'intihar': Tahammülümüz kalmadı
09:01 Turizm kentinde korona endişesi
09:01 74’üncü ferman sürüyor: Katliamı tamamlamak istiyorlar
09:00 03 AĞUSTOS 2020 GÜNDEMİ
02/08/2020
22:31 Hafter: Türk işgaline merhamet göstermeyeceğiz
21:27 Batan teknedeki çocuğu arama çalışmaları sürüyor
20:39 Vaka sayısındaki artış uçuşları askıya aldı
19:46 Son 24 saatte 18 can kaybı
19:22 Besta'daki yangın büyüyor
18:58 Koca: Birinci dalga sahillere indi
18:29 Foça’da tekne battı: 4 ölü
18:18 İnce'den yeni parti açıklaması
17:03 Üniversite mezunlarının yüzde 42’si iş bulamıyor
16:54 Timtik’in dayısı: Onlar içeride biz dışarıda eriyoruz
16:13 Menderes’te orman yangını
15:55 Temmuz’da 60 gazeteci yargılandı
15:21 Aydın’daki yangın Muğla’ya ulaştı
15:06 'Tehdit’ sonrası ölü bulunan asker defnedildi: Törende askere tepki
14:33 Kovid-19'a yakalanan tutuklu günler sonra hastaneye kaldırıldı